İÇERİK: LiteraTur’un bu ayki durağında, günümüz şiirinin güçlü sesi Birhan Keskin’in titizlikle hazırladığı Cemal Süreya seçkisi "Seviş Yolcu"ya konuk oluyoruz. Son dönemde çantamdan düşürmediğim ve her anımda bana eşlik eden bu özel eser, okuma listemin en başına yerleşerek bu edebi yolculuğun rehberi oldu.

Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan bu seçki, Türk şiirinin "uç beyi" Cemal Süreya’nın dünyasına bambaşka bir pencereden bakmamızı sağlıyor. Şiir dostum Levent Yılmaz’ın teşvikiyle çıktığım bu yolda, "destursuz bağa girme" riskini göze alarak, kendi şiir serüvenimden süzülen izlenimlerle bir rehberlik sunmaya çalışacağım. Bu tur, akademik bir analizden ziyade, Süreya’nın dizeleriyle kurduğum kişisel bağın ve bu yolculuğun bende bıraktığı duygusal izlerin bir yansıması niteliğinde.

Cemal Süreya’nın hayatına dair detayları ve o meşhur "soyadındaki 'y' harfini kaybediş" hikayesini artık bilmeyenimiz kalmadı. Şairin hayatı ve sanatı üzerine daha derinlikli, akademik bir perspektif arayan okurlarımıza ise Nilüfer İlhan’ın 2010 yılında hazırladığı "Cemal Süreya (Hayatı, Edebî Fikirleri ve Şiiri)" başlıklı kapsamlı doktora tezini mutlaka incelemelerini öneririm.

Peki, Cemal Süreya’yı bu denli vazgeçilmez kılan nedir? 1937-38 Dersim trajedisinin gölgesinde, henüz çocuk yaşta sürgün yollarına düşen bir çocuğun; yatılı okul sıralarından Mülkiye’nin koridorlarına uzanan o hüzünlü ve bir o kadar da zarif yaşam öyküsüdür belki de şiirinin hamurunu yoğuran. Sürgünün, yalnızlığın ve aidiyetsizliğin izlerini, kelimelerin estetik gücüyle birleştiren Süreya, her dizesinde bize kendi hikayemizden bir parça sunar.

Siz de bu şiirsel yolculuğa dahil olmak, Birhan Keskin’in seçkisiyle Cemal Süreya’nın evreninde yeni keşiflere çıkmak isterseniz, "Seviş Yolcu" tam size göre bir durak. Şiirle kalın, edebiyatın izinden ayrılmayın.