Kıymetli Okuyucular; size bu yazımda "Nasıl yazar olunur?", " Yazar olmak için neler yapılır?" gibi klişe soruların cevaplarından bahsetmeyeceğim. Size akıl vermekten ziyade bu yoldaki deneyimleri sizinle paylaşacağım. Çıkacağınız yazarlık yolunda nelerle karşılaşabileceğinizin, yazarlık serüveninizin tamalanmasının akabinde ne kadar büyük bir iş çıkardığınızın farkına varacaksınız.
Hazırsanız başlayalım.
26 yıllık eğitimciyim.Farklı yönetim kademelerinde bir çok başarının kenarından tuttum. Fakat bugün onlara dönüp baktığımda görüyorum ki, bunların hepsi hatıralarda yaşıyor. Yazar olarak çıkardığın eser okuyanın zihninde, anlatısında yaşamaya devam ediyor. Ve gelecekte de ekle tutulur gözle görülür olmaya devam edecek.İşte bu yüzden yazarlığı, mesleki hayatımın zirvesi olarak görüyorum.
Yazarlık, dışarıdan bakıldığında kolay görülebilir, belki bir çoğumuz oturup 3 sayfa, 5 sayfa, 10 sayfa yazabiliriz. İşte yazarlık o sayfalardan sonra başlıyor.
Beni fikrim yazar olunmaz; yazar doğulur...Elbette yazarlık öğrenilebilir. Dil gelişir, kurgu oluşur, üslûp oturur. Fakat insanın ruhunda yaşatma yoksa kelimeler yalnızca yan yana dizilir, cümle olur.
Bana göre bir eserin gerçek değeri, satış rakamıyla ölçülmez. Okurun zihninde ve kalbinde bıraktığı iz ile ölçülür.
Bugün dünyada yılda yaklaşık 2,2 milyon yeni kitap yayımlanıyor(1). Türkiye'de ise bu rakam 80 bin.
Bir başka gerçek daha var.Bir okur; kitap satış sitelerine veya kitapçıya girdiğinde karşısında Tolstoy, Victor Hugo, Sabahattin Ali, İlber Ortaylı, İskender Pala gibi edebiyatın büyük ustalarının eserleri dururken, senin benim gibi yeni bir yazarın kitabını fark etme ihtimali oldukça düşüktür. Matematiksel olarak düşünüldüğünde, on binlerce yeni kitap arasından herhangi bir eserin keşfedilme olasılığı binde, hatta on binde seviyelerine kadar inebilir.Bir avcının av alanında bir tavşanla karşılama olasılığı, bir okurun senin kitabın ile karşılaşma olasılığından daha yüksektir.
Bu nedenle yazarlık, yazayım da para kazanayım hesabıyla yapılacak bir iş değildir. Eğer amaç yalnızca gelir elde etmekse, bunun için çok daha kısa, daha güvenli ve daha kazançlı yollar vardır.
Yazarlık başka bir şeydir.
Yazarlık; içinde biriktirdiğin duyguları birkaç yüz sayfaya sığdırabilmektir.
Yazarlık; artık yanında olmayan anneni, babanı, her kime adamış isen o eserle yeniden yaşatmaktır, sevdiğin insanların isimlerini zamana emanet etmektir.
Yazarlık; geleceğe bırakılacak somut bir mirastır.
Bir bina yıkılır, bir makam gelir geçer, unvan kaybedilir. Fakat yazılmış bir eser, nesiller boyunca yeni okurlarla yaşamaya devam eder.
Bu yazımın sonuna gelirken değerli bir platformda yazma imkânı veren www.kitaphaber.gen.tr ailesine de gönülden teşekkür ediyorum. Okurlarla aynı yerde buluşabilmek, bir yazar için büyük bir mutluluktur.