Kitap Okumak Hayatı Değiştirir...
Hüseyin Zorkun yazıyor...
İnsan hayatını değiştiren en büyük zenginliklerden biri kitaplardır.
Bir kitap bazen yılların tecrübesini birkaç yüz sayfaya sığdırır, bazen hiç tanımadığınız insanlarla sizi buluşturur, bazen de kendi içinize doğru uzun bir yolculuğa çıkarır.
Her kitap yeni bir dünya, her satır yeni bir düşünce, her sayfa ise yeni bir başlangıçtır.
Ben, ortaokul ve lise yıllarımdan bu yana kitaplarla iç içe yaşayan bir insanım. Çantamda, çalışma masamda, başucumda mutlaka bir kitap bulunur. Gazetecilik mesleğinin bana kazandırdığı araştırma alışkanlığı ile kitap sevgisi birleşince, bilgiye ulaşmanın ve kendini geliştirmenin en sağlam yolunun okumaktan geçtiğini bir kez daha gördüm. Çünkü kitap okumak yalnızca bilgi edinmek değildir; aynı zamanda düşünmeyi, sorgulamayı, anlamayı ve doğru karar vermeyi öğrenmektir.
Bugün teknolojinin hızla geliştiği, bilgiye saniyeler içinde ulaşılan bir çağda yaşıyoruz.
Ancak bilgiye ulaşmak ile bilgiyi anlamak aynı şey değildir.
İşte kitaplar, insana bu farkı öğretir.
Kitap okuyan insan olaylara tek pencereden bakmaz; farklı düşünceleri tanır, empati kurar, analiz eder ve daha sağlıklı değerlendirmeler yapar.
Bu yüzden kitap okuyan bireyler hem kendilerine hem de topluma daha fazla katkı sağlar.
Kitap okuma alışkanlığı çocukluk yıllarında kazanılmalıdır.
Bu noktada en büyük sorumluluk anne ve babalara düşmektedir.
Çocuklar söylenenden çok, gördüklerini örnek alırlar. Evinde kitap okunan bir çocuk, kitabı hayatının doğal bir parçası olarak görür.
Anne ve babanın elinde telefon yerine kitap gören bir çocuk, zamanla aynı alışkanlığı edinir.
İşte bu küçük adımlar, geleceğin bilinçli nesillerini oluşturur.
Elbette okullarımızın ve öğretmenlerimizin de bu konuda çok önemli görevleri vardır.
İlkokuldan başlayarak üniversite yıllarına kadar öğrencilerin kitapla bağının güçlendirilmesi, yalnızca ders kitaplarıyla değil; roman, hikâye, biyografi, tarih, bilim ve kültür eserleriyle de buluşturulması büyük önem taşımaktadır.
Çünkü kitap okuyan öğrenci sadece sınavlarda değil, hayatın her alanında daha başarılı olur.
Üniversiteyi bitirip çalışma hayatına atıldıktan sonra da kitapla olan bağ kopmamalıdır.
İnsan hangi mesleği yaparsa yapsın okumaya devam etmelidir.
Doktor, öğretmen, gazeteci, avukat, mühendis, esnaf, çiftçi ya da sanayici... Meslekler farklı olabilir; ancak gelişmenin yolu herkes için aynıdır: Sürekli öğrenmek ve sürekli okumak.
Toplumda sıkça duyduğumuz "Boş zaman bulursam kitap okurum." sözü aslında büyük bir yanılgıdır.
Kitap okumak boş zaman işi değildir. Tam tersine, kitap okumak için zaman ayrılmalıdır. Çünkü insanın geleceğine yaptığı en değerli yatırımlardan biri, okumaya ayırdığı zamandır.
Günde yirmi ya da otuz dakika düzenli kitap okumak bile yıllar içinde insanın bilgi birikimini, kelime dağarcığını, ifade gücünü ve hayata bakışını önemli ölçüde değiştirir.
Kitap okuyan toplumlar üretir, araştırır, sorgular ve ilerler. Okumayan toplumlar ise başkalarının ürettiklerini tüketmek zorunda kalır.
Güçlü bir ülkenin temeli sadece ekonomik kalkınma değildir; aynı zamanda okuyan, düşünen ve üreten bireylerden oluşan bir toplum yapısıdır.
Unutmamak gerekir ki bir kitap bazen bir insanın hayatını, bir insan ise bir toplumun geleceğini değiştirebilir. Bu nedenle çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras; büyük evler, pahalı eşyalar ya da yüksek makamlar değil, kitap sevgisidir.
Gelin, kitap okumayı alışkanlık değil, yaşam biçimi hâline getirelim.
Kendimiz okuyalım, çocuklarımıza okutalım, çevremize tavsiye edelim. Çünkü kitapla büyüyen nesiller, bilgiyle güçlenir; bilgiyle güçlenen toplumlar ise geleceği inşa eder.
Hüseyin ZORKUN İletişim
WhatsApp: 0538 950 31 31
X: @zorkunTR
Instagram: @mhzorkun / @tchaberci / @Press.tr
E-posta: zorkun@press.tr
PRESS.tr | Haberci.tr | Pressnews.tr