İÇERİK: Bazı sabahlar, o devasa masanın ardında otururken kendine sorduğu tek bir soru vardı: "Ben gerçekten buraya ait miyim?" CEO koltuğuna oturduğu günden beri yaşadığı bu aidiyet karmaşası, aslında bir başarı öyküsünden ziyade, sürekli bir 'rol yapma' pratiğine dönüşmüştü.

Dolabını dolduran, bir çalışanın aylık maaşı değerindeki o kusursuz takım elbiseler, bu şüpheyi gizlemek için kullandığı en etkili kalkandı. Aslında bu lüksün bir zorunluluk olduğunun farkındaydı; dışarıya verdiği "kusursuz yönetici" imajı, aslında zamanında müdahale edemediği hataları örtbas etmesine yardımcı olan bir kamuflajdı.

Sabah rutini hiç değişmiyordu. Şoförü Ali onu binanın girişindeki küçük meydanda bırakıyor, o ise geri kalan birkaç dakikalık yürüyüşü adeta bir sahne performansına dönüştürüyordu. Sigara molasındaki çalışanlara attığı o babacan, hafif müstehzi bakışlar, asansörün kapısını tutan güvenliğe yaptığı mühendislik göndermeleri... Aynadaki yansımasına baktığında boyunun kısalığına takılsa da, üzerindeki kumaşın kalitesi ve bakışlarındaki o yapay keskinlik tüm eksiklikleri kapatıyordu.

Ancak işin asıl zorluğu ofis kapısının dışında başlıyordu. Bu pozisyonu sadece matematiksel zekasıyla veya babasının mirasıyla koruyamayacağını çok iyi biliyordu. Şirketin üst yönetimindeki diğer isimler, hafta sonlarını adeta bir "kalite yarışına" dönüştürmüştü. Semih Bey Yunanca öğreniyor ve fotoğrafçılıkta zirveyi zorluyordu; Ahmet Bey, koleksiyonluk kitaplarıyla entelektüel bir aura yaratıyordu; genç rakibi Emre ise eşiyle çıktığı Malta rotalı yelken seyahatleriyle "ideal hayat" tablosunu tamamlıyordu.

Kendi eşi ise henüz bu sosyal yarışta organik beslenme merakı ve mutfak tutkusuyla sınırlı kalmıştı. CEO koltuğunda oturmanın, sadece bütçe yönetmek değil, hafta sonlarını nasıl "pazarlanabilir" bir hobiyle doldurduğun olduğunu anlamıştı. Viski ve purodan öteye geçecek, bu prestijli masada elini güçlendirecek bir "yeni benlik" yaratmanın zamanı gelmişti bile. İnsan Kaynakları’ndan istediği o ani toplantı, aslında bu yeni stratejinin ilk adımı olacaktı.